Cumhuriyet 100 Yaşında!
- aksaliha
- 28 Eki 2023
- 2 dakikada okunur

Saygıdeğer Efendiler!
Şimdiye kadar bilginize sunmuş olduğum konular, şahsım ve Heyet-i Temsiliye adına üzerinde durduğum olayların açıklamasıyla ilgiliydi. Bundan sonra söyleyeceklerim Türkiye Büyük Millet Meclisi açılışından ve hükümetin kuruşundan bugüne kadar meydana gelmiş olayları ve değişikleri içine alacaktır. Burada söyleyeceklerim, aslında herkes tarafından açıkça bilinen ya da kolaylıkla bilinmesi mümkün olan olayların safıyla ilgilidir.
Gerçekte meclis tutanaklarında, bakanlıkların dosyalarında, basın koleksiyonlarında bu olay ve hadiselerin belgeleri kayıtlı ve saklı bulunmaktadır. Bu bakımdan ben bütün bu olayların genel akışını işaret ve tesbit etmekle yetineceğim.
Amacım; inkılabımızın incelenmesinde tarihe yardımcı olmaktır. Bütün bu olay ve hadiselerin akışında, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Hükümeti'nin Başkanı, Başkomutan ve Cumhurbaşkanı sıfatlarını taşımış olmaktan çok, örgütümüzün genel başkanı olarak kendimi bu göreve yerine getirmeye mecbur sayarım.
Efendiler, bilirsiniz ki hayat demek mücadele ve çarpışma demektir. Hayatta başarı kazanmak mutlaka mücadelede başarı kazanmaya bağlıdır. Bu da maddi ve manevi güç ve kudrete dayanır bir durumdur. Bir de insanların uğraştığı bütün meseleler, karşılaştığı bütün tehlikeler elde ettiği başarılar, toplumca yapılan genel bir mücadelenin dalgaları içincen doğagelmiştir.
Doğulu kavimlerin Batılı kavimlere saldırısı, tarihin belli başlı bir safhasıdır. Doğu milletleri arasında, Türklerin başa geldiği ve en güçlüsü olduğu bilinmektedir.
Gerçekten de Türkler, İslamlıktan ince ve İslamlıktan sonra Avrupa içerisine girmişler, saldırılar, istilalar yapmışlardır. Batı'ya saldıran ve İspanya'yı zapt ederek Fransa sınırlarına kadar uzanan Araplar da vardır.
Fakat Efendiler!
Her saldırıyı daima bir karşı saldırı düşünmek gerekir. Karşı saldırı ihtimalini düşünmeden ve ona karşı güvenilir bir tedbir bulmadan saldırıya geçenlerin sonu, yenilmek, bozguna uğramak ve yok olmaktır.
Milletleri, ortak ve genel bir ad altında toplamak ve bu çeşitli unsurlardan oluşan kitleleri eşit haklar ve koşullar altında bulundurarak güçlü bir devlet kurmak, parlak ve çekici bir siyasi görüştür. Fakat aldatıcıdır.
Nutuk, Gazi M. Kemal Atatürk
İnanılmayan hakikat tüm yalanlardan yıkıcıdır. İnandığın hakikat bir milleti tüm yalanlardan ve inanılmayan hakikatten kurtarmıştır.
İnsanlık olarak bence inandığımızı sandığımız hakikate kapıldık ancak ne gerçekte inandık ne de kendimizi kurtarabildik.
Fakat!
Nutukta'da dediğin gibi insanların uğraştığı bütün meseleler, karşılaştığı bütün tehlikeler ve elde ettiği başarılar, toplumca yapılan genel bir mücadelenin dalgaları içinden doğagelmiştir.
Dalgalarla dans etmek ise bizim gibi milletlerin ortak kaderidir..
Ve dalgaların içinden nasıl doğduğun asla unutulmayacak.


Yorumlar