top of page

Kimin ve Neyin Çağdaşıyız? Ben olduğum kişiyim...

  • aksaliha
  • 28 Kas 2022
  • 2 dakikada okunur

“Gerçekten çağdaş olanlar, yani kendi zamanına ait olanlar ne zamanıyla tam olarak uyuşanlar ne de zamanın gerekliliklerine göre kendisini uyumlu hale getirenlerdir. Bunların her ikisi de bu anlamda konu dışıdır/ ilgisizdir.”

Friedrich Nietzsche



Selam,


Burayı dinamik tutmaya çalışıyorum ki ben de öyle kalayım. Bir de kimin ne anladığından bağımsız yazarak ruhum özgürleşiyor. Yine de belki hafta içi yaşamak için erken yazmaya oturmak için geç bir saat mi bilemediğim ve canım öyle istedi diyerek burayı pas geçiyorum çünkü zihnimin tanımlamalarından sıkıldığım bir dönem ve sıkılmak harika bir şey, yeni şeyler öğrenirsin zamanda ve mekanda. :)


Bir arkadaşla son görüşmemiz olduğunu yine bilemediğim bir zamanda ''sen napıcaksın bundan sonra'' demişti. Sonra gülerek ''sürekli bir şeyler öğreneceksin dimi'' dedi.


Yep! Ortalığı argo tabirle 56 yaptım ve bazen geri plandan ''hişşt sakin , en kötü seni evlatlık alırız'' demene ihtiyacım oluyor. Gerçek olmasa da rahatlatıcı olabiliyordu...


Kimin ve Neyin çağdaşıyız? sorusundan yola çıkarak hem biraz hakikat hem de yeni öğrendiğim bir kavramdan (Lebenswelt) bahsedeceğim. Bir de bu kavram şu an kollektif enerjiye de çok uyuyor. Kollektif enerjilerimiz şu yöne evriliyor önce onu söyleyeyim. ''İnsanlığın bir sonraki aşaması kendi zihnini izlemek ve zihin senaryolarından hayata izleyici olmak'' Bunu Luna's yazmış çok beğendim aynen alıyorum. Tam olarak öyle ve neyse ki son dramalarımızı yapalım. Genellikle insan dünyaya gelişi itibariyle ve hayatının yaşamı itibariyle dramatik bir haldedir ve bu hali çok benimser ve sever ancak kollektif enerjilere bakıldığında dramadan çok sıkıldık be ey sevgili insan. (arayüz altı kırmızı çizgili dolu yazı hataları vermeye başladı, hızlı yazıyorum yazı hatalarını affediniz:)) Neyse son bir kaç ay biraz daha drama yapabiliriz ara ara ama yeni bir şeye hazırlanıyoruz ve bunu çok keredir söylüyoruz ya hani o yüzden dramanın da geçici olduğunu bilelim. Drama yaparken bile nostalji gibi düşünebiliriz burayı.


''Ben olduğum kişiyim'' bunun derin bir anlamı var aslında. İncil'de ve bir tek bu kutsal kitapta Musa'nın Tanrısının adı yoktur. Çünkü var olduğu sürece tek bir varlık olanın düzgün bir isme ihtiyacı olmaz bu İncil'in tek istisnasıdır. Çağdaşlığı da buraya bağlamak istiyorum hem ilgisizim aslında bu düzene hem de zamanın gerekli olmasının getirdiklerini kaullenmek ve uyumlanmak gerektiğini düşünüyorum. Böylece Musa'dan İncil'e, Nietzsche'den, Husserl’in “Yaşam-Dünyası Bilimi”ne uzanan ve bunları bağladığım bir yazıda sizinle buluşuyorum. (Sizinle derken burada bir kaç kişiye hitap ediyoruz ama bu durumdan keyifliyim). Husserl'in Lebenswelt kavramına bayıldım bunu biraz açayım. Lebenswelt ''yaşanan dünya, dünya deneyimi'' anlamına geliyor ve şu geçiş yapmakta olduğumuz kendi zihnini izleyen ve sonra kendi zihin senaryolarına gülen insan hallerini almaya başlarsak Lebenswelt kavramını daha iyi anlarız. Yani şuu diyorum burada yaşadığımız her şeye bir Lebenswelt bir zihin dünyamız olduğunu bilip Lebenswelt'i izlemeye başlarsak bu dünya çok keyifli olacak. Olamaz mı, olabilir tabi ki!


Peki hakikat nedir?

Hakikat kelimesini tekil kullanmak ''çok sesli bir dünya da tek elle alkış tutmak gibi bir şeydir.'' Tek elle birine onaylar bir vuruş yapabilirsiniz ancak alkışlayamazsınız. Tek bir hakikatle vurabilirsiniz (bazen rakiplere vurabilirsiniz, zaten rakiplere vurmak için icat edilmiştir, ancak beşeri koşullara dair bir sorgulama başlatmak için kullanamazsınız.


Hakikat sadece karşıtıyla karşılaştığında açığa çıkabilecek bir kavramdır.

Hakikat ben olduğum kişi olursa ve bu ben olduğum kişi gerçekten Lebenswelt'i öğrenmeye çalışıyorsa ''kendi zihin senaryolarını biliyor ve bu dünyanın bildiği kadarıyla bir dünya deneyimi olduğunu kavrayabiliyorsa''


Yazı bu kadar :)


Bunları öğrenmemiz gerekiyor çünkü buraya kadar ki film bitiyor hadi biraz daha drama hakkımız var :) Sonra bambaşka şeyler konuşuyor olacağız..







 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
Başlık Bulamadım

Biz ölümlüler, Âdem ve Havva’nın çocukları olarak hayatı böyle yaşayabilir miyiz?İstikametini, akışını, yerini yurdunu bulmuş; serazat bir akışla kendi varlık nehrinde akan bir hayat… Ama arkadaşlar,

 
 
 

Yorumlar


  • Twitter
  • LinkedIn

©2020, S.Akin tarafından kurulmuştur.

bottom of page